bildigi kadar
ve unuttugu kadar
.
.
.
buyur insan…
hic olmadik yerde
hic olmadik insanlarin yaninda
hic olmadik anda aklima dusuyorsun ya
ozlemin tutup yuregimi oyle bir sıkıyor ki
acidan gozlerim doluyor
doluyor da akmiyor inadina
gidisine inat koyvermiyorlar!
sen benim gozumden akmayan yassin,
sen benim yuregimden silemedigim asksin,
sen benim aklimdan atamadigim hayalsin.
ben sen oldum!
peki sen niye uzaklarin oldun?
cellad dedigin kurbaninin basucundadir,
o zaman ben niye sen olmadan ölüyorum hergun?
…
gitmeni asla istemedigim halde
buna mecbur oldugunu gormek
ve sana bunları soylemeden
”git artik” demek
”beni ne kadar cabuk unutursan, o kadar cabuk
kavusacaksin mutluluga”
demek sana ne de zor
seni gor(e)memek ve belki yıllar sonra
karsilastigimizda
bana bir yabanci gibi bakmani istemek senden…
yeni bir sevdayi yasakladigim kalbime soz gecirmek….
sesini duyusum, yuzunu gorusumle dizlerim titremeye basladi. eyvahlar olsun dedim, megersem ne cok ozlemisim de, bir turlu kabullenememisim. gorunce beni, soyle bir suzdun bastan ayaga, farketmedim sana. saskinlikti sanki yuzundeki ifade. belki biraz yipranmis bekliyordun, oysa ki sandigindan da cok toparlanmis gorunuyordu ruhum. iyi bilir rol yapmasini, kolayina belli etmez sevdadan eriyip bittigini, etrafa yalanci gulucukler savurur, bir de gozlerine yalandan ısıklar yakar; eskisinden de cok parlayanlardan hem de. oyle ya; baba nasihatidir yıgılana kadar dimdik durulmasi gerektigini bilmek, arada yalpalanmadan bile.
egilip yanaklarini yanaklarima degdirdin, durdu yuregim yandi. gozumde milyonlarca damla birikti adeta. zor hakim oldum nefsime o an, yoksa koyverecektim kendimi, avuclarimin arasina alacaktim yuzunu, opecektim iki yanindan neredeyse. oysa ki ozlemim sana degildi; adim sanim gibi bilirim bunu. ozlemim gecmiseydi. saymaktan yorgun dustugum sensiz gecen gunlerden evvelineydi.
seninle olmak zorlu, sensiz olmak zor sanirdim. oysa ki sensizlikten sonra senle olmak, hepi topu bir fincan kahve icip havadan sudan konusmakmis zor olan.
yuregimi benden calip yakip kul eden adam,
ugruna aklimi basimdan attigim adam;
senli sensiz sevdim ben seni, her yeni gun tazeledim buyuttum askini;
bunun hatirina bir iyilik yapsan da bana,
silsen adini dilimden, anilarini aklimdan
varsam gitsem ben uzaklara
her yuzde yuzunu gormesem
tenini opmesem koklamasam.
yanilmasam sen sanip her bedene
yıkılmasam
yorulmasam
yeniden asik olsam…
unutsam sana askimi,
yeniden heyecanlansam…
cana gelse yuregim de atsa yeniden…
olmaz mi?
-bir istegin var mi diye sordugunda ayrilik aninda,
bu kadarcigi bile dile gelemedi iste dilimde;
cunku ben seni unutmaktan korkacak kadar sevdim seni.
sen de bildin bunu bilmesine de
iyi olmami degil perisan olmami diledin benim icin hep nedense.
bende simdi bana dilediklerin icin,
bana reva gorduklerin icin,
acik olsun yolun diyemem sana!
hos’cakalmani isteyemem senden.
kizma bana;
bu da senin hakkindir bana gore ozetle!
neden uyanip geri uyudugumda kabuslarim devam eder de, guzel duslerimin devami gelmez? seninle yasadiklarim da mi o devami gelmeyecek olan duslerdendi yani? madem düsten ibaretsin, kimin ten kokusu yakiyor burnumun ucunu, aglatiyor beni icin icin sonsuz hasretle?
senden kactigimi sanirdim
bilemezdim ki her yolun yine sana cikacagini!
cok degil, bir kac gun sonra
son bulusmayi yasayacagiz uzun sandigimiz kisacik omrumuzde
ve ben o gunu kaziyacagim yuregime
o siradan hos’cakal opucugunu verirken;
sana farkettirmeden doya doya koklayacagim tenini
ileride hayat bir supriz yaparda, yine senin olursam
o gune dek o son bulusmanin tazeligiyle yasayacagim her yeni gun
elveda sevdigim adam
elvada yokluguna bile tutkun oldugum adam
elveda
iyi dileklerim sana degil bana
sen gidince kararinca yansin yuregim diye,
ne bir eksik ne bir fazla
tami tamamina tam senin hakettigin sevgi kadarinda…
onca zaman gecti de silemedim hayalimden suretini. bu ne ki; daha dun sabaha karsi uykumda kokunu aldim da uyandim. oyle sarmiski ruhumu ozlemin, burnumun sizlamasiyla akti gozyaslarim. durduramadim, sozumu geciremedim. sonra biraktim kendi hallerine. oyle ya sen gidiyorsun ve ben sensiz seninle kaliyorum sana asik oldugum bu kara sehirde.
daha cok aglamak, haykirmak istiyorum bu gece.
ne varsa sana ait icime gomdugum, cana gelsin biraksin canimi istiyorum.
ama istiyorum ki gozumden akan yaslar yastigi degil omzunu islatsin;
istiyorum ki duvarlar degil sen duy sesimi.
istedikce karanlik cokuyor ustume;
caresizsin diyor fısıldayan bir ses.
gercegi kabullenmek kolayda,
butun mesele alismakta!
kronik ask hastaligi benimkisi;
olmadik yerde, umulmadik zamanda baslayan sancilarin seyiri.
nedeni sensizlik;
sonucu yalnizlik!
sensizlige alisamadiysam, sebebi zihnimden silemedigim hayalindir!
her gun ayni, ne pazartesi sendromu, ne cuma sevinci. her gun sen’sin, her gun sen’siz!
yine seninle uyudugum gecenin sabahinda seninle kalkarken, yuregim hickira hickira gelmeyecegini fisildadi! yuregim fisildadi ya sesinin duyulmasindan korkar gibi, bende o an cumle alem sanki duyabilecekmis gibi haykira haykira agladim!
ozledim!
yuregim seni fisildiyor
dilim ismini soyluyor,
kalemim sana yaziyor…
yani sen olmasanda,
ben yine seninle yasiyorum!
sensiz ne bir adim oteye,
ne bir adim geriye gidiyorum!
bu kadar cok hasretini ceken varsa biri,
vazgececegim sana sevdamdan.
yoksa da,
don be adam geri!
don!
gitme!
aglatma artik rengine tutuldugun gozlerimi!
dagitma sende biraktigim kalbimi!
yakip yikma sana teslim ettigim ruhumu!
ben biraktigin yerdeyim,
ne bir eksik ne bir fazla,
hala sana sevdali,
hala sana vurgun!
kac zamandir tekrarlarla orulmus koza da yasiyorum. icinde bir ben varim, bir de senli sensizlik.
gozlerimi yumunca, herkes sen oluyor! ne zaman gozumu acsam yine sensiz kaliyorum, yalniz ve caresiz!
